İyi Gitar Çalmak İçin Sahip Olunması Gereken Özellikler

İyi Gitar Çalmak İçin Sahip Olunması Gereken Özellikler
Günyol Üzey
Teknoloji ve Eğitim
Eki 1, 2017
1546

Herkese merhaba!

Bu yazımın amacı gitarın uzağından veya yakınından geçmiş herkese bir nebze de olsa yardımda bulunabilmektir. Herhangi bir iddiam olmadan, iyi bir gitarist olmaya dair naçizane düşüncelerimi paylaşacağım. Kısacası gitarın doğası, öğrenme metodları ve çalımıyla ilgili kendi gözlemlerimden yola çıkarak ufkunuza katkıda bulunmak istiyorum.

Gitara dair doğru bilinen bir yanlışı düzeltmekle başlayalım. Gitarı öğrenmek için ilk adımı atma kararı aldıysanız, en başından yüzleşmeniz gereken bazı kırmızı çizgileri de kabul etmeniz gerekecek. Bu işin içinde birden çok kriter var. Motivasyon, planlama, fedakarlık, sabır, disiplin ve emek bunlardan sadece birkaçı. Buradaki yanlış bilinen doğru ise gitarı öğrenmenin ve çalmanın birkaç aylık düzensiz ve özensiz çalışmayla gerçekleşebileceği yanılgısıdır. Bu işi kısadan halletmenin hiçbir yolu yoktur arkadaşlar, bunu kabullenmeniz gerek. Şayet gitar çalmak istediğinize karar verdiyseniz, bilmelisiniz ki bu yol kolay ve ucuz olmayacaktır. Bunu şimdiden kabul edip hazırsanız, gitar çalmak için ilk adımı attınız demektir.

Gitarı duyguları olan bir insanmış gibi düşünebilirsiniz. Onunla her gün ilgilenir tüm enerjinizi ve zihninizi ona yorar, hayatınızın merkezine alırsanız, o da size tüm bu yaptıklarınızın karşılıgını doğru oranda verecektir bundan hiç şüpheniz olmasın. Fakat onun yüzüne bakmadığınız bir haftanın kaybı ise size iki hafta olarak geri dönecektir. Çünkü, geçen bir haftada sadece yerinizde saymakla kalmayıp fazladan bir haftada geri gitmiş olacaksınız. Bu durumu düzeltmenin bedeli ise iki haftayı bulacaktır.

İyi bir gitarist olmak için nasıl bir yol izlemeliyiz?


Motivasyon

motivasyon.jpeg
 

İnsanoğlu kendini tanımadan çıktığı her yolda hüsranla karşılaşmaya mahkumdur. Öncelikle bizi neyin mutlu ettiğini, kendimizi nerede hayal ettiğimizi ve neden gitar çalmak istediğimizi öğrenmeliyiz. Arkadaşlarımızın, çevremizin hatta ailemizin isteklerine ve beklentilerine odaklı yaşamak uzun vadede bizi çıkmaz bir sokağa götürecektir. Çözüm ise basittir. Her gün içtenlikle doğru cevapları bulmamızı sağlayacak olan hazinemiz hayal etmekdir. Günün belirli aralıklarında gündelik hayatın karmaşasından kurtulmayı denemeliyiz. Her gün düşünmek ve hayal kurmak için kendinize dönük bir zaman dilimi yaratmak çok çok önemli. Bu hayallerin içinde sevdiğiniz gitaristlerin parçalarını çalmayı, sevdiğiniz tarzda müzik yapan bir grupla sahne almayı, aklınızdan geçen sesleri gitara aktarabilmeyi ve daha niceleri. Kesinlikle hayal etmekten vazgeçmeyin, bu sizin en büyük hazinenizdir. İnsanoğlunun sahip olduğu herşeyin bir zamanlar sadece hayalden ibaret olduğunu ve hayal etmenin bilgiden daha değerli olduğunu unutmayalım. Her zaman daha iyisi için hayal edin! Motivasyonu ayakta tutan bir diğer önemli nokta ise tabii ki müzik dinlemektir. Her müzik tarzının kendine has hikayesi ve özellikleri vardır. Ön yargılarınızı kırıp her tarzda müziğe kulak vermelisiniz. Müzik zevkimizi çeşitlendirmek bize farklı dünyaların kapısı açacak ve bakış açımızı genişletecektir nitekim her tarzın içinde gitarın aldığı rol farklıdır. İlham aldığımız grupların canlı performanslarını bol bol dinlemeliyiz. İşin dinleme kısmıyla ilgili dikkatinizi çekmek istediğim bir ayrıntı var. İyi bir dinleyici olmak için dinlediğimiz müziğin kompozisyonunu, gitarda kullanılan teknikleri, melodinin ve eşliğin birbirleriyle olan iletişimini duymaya çalışın. Bu aktif dinleme yöntemiyle bakış açınız ve kulağınız kesinlikle gelişecektir.

Motivasyon konusunda değinmek istediğim son nokta ise çalıştığınız ortamdır. Gitar çalışırken telefonunuzun sessiz de olması, sakin ve gürültüsüz bir oda tercihi konsantrasyonunuzu arttıracaktır. Kendinize ufak aralar vermeyi de ihmal etmemelisiniz. Aralar zihninizi berrak tutabilmek adına önemlidir.
 

Mutluluk ve Çalışmak

calismak-motivasyon.jpeg


Hayatın her alanında olduğu gibi, gitarda da ‘çalışmak’ eyleminin hayati derecede önemli olduğunu vurgulamalıyım. Gitaristin sermayesi çalışmaktır. İdol aldığımız, yıllarca dinlediğimiz ve ruhumuzda iz bırakmış tüm gitaristlerin erken yaşlardan itibaren gitara başlayıp yıllarını vermiş olduğunu, bu zaman içinde bizlere sundukları eserlerin hikayenin sadece sonuç bölümünü oluşturduğunu unutmamamız gerekir. Sonuç bölümünün dışında kalan her yerde ise, sadece ve sadece çalışmak vardır. Çalışmak demek kendini geliştirmek ve kendini geliştirmek ise mutlu bir birey olmak demektir. Dolayısıyla mutluluğun sırlarından biri de sürekli yenilenmek ve üzerine koymaktır. Eğer yerinizde sayar ve sürekli cebinizden yemeye başlarsanız, bu durum hem çalımınızı hemde ruhunuzu zamanla örseleyecektir. Sonuç olarak süreklli gelişim ve sürekli mutluluk birbirine doğrudan bağlantılı iki olgudur.

Bir başka önemli konu ise planlı ve verimli çalışmaktır. İşin içine verimsiz çalışmak girdi mi çalışılan zamanın hiç bir önemi kalmaz. Bu yüzden ‘Ne kadar çok çalışırsam o kadar iyi olurum’ cümlesi her şartlar altında geçerli olan bir cümle değildir. Örneğin; Günün sekiz saati rastgele bir teknik veya metotla yapacağınız bir çalışma, hem zamanımızın hem de emeğimizin çöpe gitmesi demektir. Bunun yerine belirli bir program dahilinde doğru bir şekilde çalışmak, günde sekiz saat düzensiz çalışmanın ötesinde daha verimli bir çalışma olacaktır. Öğrencilerin yaptığı en yaygın hatalardan biri de haftalarını hatta aylarını verimsiz bir şekilde çalışarak heba etmektir. Unutmayın, programlı çalışmak ve hatta mümkünse bir öğretmenle beraber çalışmak, gideceğiniz yolu her zaman kısaltır.

Herkesin algılama ve öğrenme şeklinin birbirinden farklı olduğunu da bilmemiz gerek. İşte bu nedenle kendinizi sürekli kontrol edip, en iyi çalışma yönteminizi kendiniz yaratmalısınız.

Son olarak ise çalışırken daima gerçekçi olmanızda fayda var. Bir konuyu veya tekniği sırf geçmiş olmak için başınızdan savarcasına çalışmayın. Bu konuda kendinize dürüst olup yapabildiklerinizin farkında olun. Yüzeysel olarak içinize sinmeden geçtiğiniz her konu, ileride başınızı ağrıtacak ve takıldığınız yerde tekrardan başa dönmenize sebep olacaktır.


Çalışma Prensipleri

calisma-prensipleri.jpeg


Kişisel görüşüm olmakla beraber deneyimlerime dayanarak söylemeliyim ki türü ne olursa olsun müziğin en temel yapısı ritim ile zaman arasındaki ilişkidir. Öğrencilerim de içselleştirmesini hedeflediğim ilk nokta ritim duygusu ve algısını yaratmaktır. Dolayısıyla çalışma prensiplerimin arasında olan metronomun kutsal bir yeri vardır. Metronom sağ ve sol el arasındaki bağlantıyı güçlendirecek, nota değerlerini kaçırmamamızı sağlayacak ve zihnimizden çıkan komutlarla parmaklarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirecektir. Farkında olmadan zorlandığınız yerlerde yavaşlayabilir, kolay olan yerlerde ise hızlanabiliriz. Metronom ise belli bir zaman diliminde belli bir hareketi size yaptırtacak araçtır. Zihniniz, kaslarınız, parmaklarınız ve enerjinizi birlikte hareket ettirmeye zorlanacak ve bu sayede yavaşlama hızlanma eğilimlerinizde ortadan kalkacaktır.

Örneğin; Popüler ve klasik bir egzersiz olan kromatik 1-2-3-4 egzerzisini ele alalım. Bu egzersiz için öncelikle çalışmaya başlayacağımız bir hız belirlememiz gerekir. Bunu belirlerken, referans noktalarımız temiz ve zorlanmadan çalacağımız bir hız olmalıdır. Farz edelim ki, egzersizi doksan pbm de sekizlik nota değerleriyle olacak şekilde çalışmaya başladık ve sesler sürekli kirli geliyor. İşte tam olarak burada yapmamız gereken metronomun hızını düşürmek ve en rahat çalabildiğimiz hızı tespit etmektir. Tekniğin ve egzerzisin çeşidi ne olursa olsun yol haritamız daima yavaştan hızlıya doğru olmalıdır. Hızlanmak için önce yavaş olmayı öğrenmemiz gerekir. Size imkansız gibi gözüken hareketleri bu yöntem sayesinde çözmeniz işten bile değildir. Günde beş bpm yükselişlerle programınıza sadık kalarak tatmin olacağınız hıza kadar çıkabilirsiniz.
Gitar üzerinde yapacağınız her hareket temelinde bir kas hareketidir yani kas belleği oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu kas hareketini gerçekleştirmek adına, parmaklarınıza ne kadar çok tekrar sinyali gönderirseniz, parmaklarınızda o kadar çok gelişme kaydedecektir. Yapamadığınız bir hareket varsa, sadece daha çok tekrar etmeniz gerekiyor. Yüz denemede olmuyorsa bin defa denemeniz gerekecek. Her deneme sizi hedeflediğiniz yere daha da yakınlaştıracaktır. Dolayısıyla er yada geç olmuyor dediğiniz hareket, emeğiniz ve çalışkanlılığınız sayesinde oluyor hale gelecektir. Yeni teknikleri ve dizileri kavrayabilmek için çok fazla tekrar gerektiğini unutmamalıyız. Zor işler uzun zaman alır, imkansız dediğimiz işler biraz daha uzun zaman alır.
Komplike bir eseri ya da hareketi, her zaman basite indirgeyerek çalışmak bir diğer çalışma prensibimiz olmalıdır. Hangi materyallerle çalışırsak çalışalım işi karmaşıklaştırmadan, yeri geldiğinde onları küçük parçalara bölerek çalışmak en sağlıklı yöntemlerden biridir. Sevdiğimiz bir solonun görece zor ve hızlı olan bir bölümüne çalıştığımızı varsayalım. Çalıştığımız solonun çalınabilir olan en küçük yerinden başlamak ve bu kısmı ölçülere hatta vuruşlara ayırarak çalışmak işimizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Tıkandığınız her noktanın hızını daha da düşürebilirsiniz. Ne çalışırsak çalışalım hakkını vererek çalışmalıyız. Bizim için bir egzersizi bitirme kıstası çocuk oyuncağına dönüşene kadar çalışmak olmalıdır.

Her konuya gerektiği ölçüde önem verip ihmal etmemek alışkanlık haline getirmemiz gereken bir davranış biçimi olmalıdır. Örneğin; Günlük rutinimizin içinde solo teknikleri, repertuar, armoni ve kulak çalışması mevcut. Bu başlıkların her birine zamanımızı mutlaka adaletli dağıtmamız gerekir. Komple bir gitarist olmak için her başlığa aynı titizlikte önem vermeniz lazım. Nitekim bunların hepsi birbirini tamamlayan konulardır.

Yaptığınız çalışmaları kağıda döküp bir veri haline getirmek, çalışmanız hakkında size doğru gözlemler yapabilme olanağı sunacaktır. Örneğin çalışma hızlarınızı ve yöntemlerinizi not alabilirsiniz. Bu sayede gün sonunda programınızın içinde ne kadar ilerleyip ilerlemediğinize dair elinizde somut veriler olacaktır.


Sabır

sabır.jpg


Sabretmek bir müzisyenin sahip olması gereken en önemli özelliktir. Eğer sabretmeyi bilmiyorsanız bu işin size göre olmadığını en başında kabullenmeniz gerekir. Her müzik türünün kendine özgü zorlukları vardır ve bunların üstesinden ancak sabrederek gelebilirsiniz. Gitarda çalamadığınız herşeyi çalabilir hale gelmek için yapacağınız tüm çalışmalar da sizi gitarın önünde tutan şey sabır olacaktır. Sabretmek sizi güçlendirecek, nefsinize söz geçirmeyi öğretecek ve ruhunuzu dayanaklı hale getirecektir. Sabretmeyi öğrendikten sonra hayatınıza da yön verme konusunda ustalaşmış olduğunuzu farkedeceksiniz. Önceki başlıklarda da belirttiğim gibi gitar üzerindeki herhangi birşeyi sabırla ve yılmadan ne kadar çok tekrar ederseniz onun üzerinde o kadar çok hakimiyet kurarsınız. İyi gitar çalmanın kısa süre içinde gerçekleşemeyeceğini kabullenip ısrarcı olmanız gerekir. Zaman zaman düşüşler ve tıkanmalar yaşayacak olmanız gayet doğaldır. Önemli olan yılmadan daha da fazla denemeniz. Hiçbir zaman ‘yapamam’ demeyin ve bu uzun yolda asla pes etmeyin. Bir çok ünlü gitaristin de bu yolda sizinle aynı sorunları yaşadığını ancak, sabırla çalışarak bunların üstesinden geldiklerini düşünün.


Duygu

duygu.jpeg


Ruhumuzun gıdası olan müzik aynı zamanda duygularımızın da birer yansımasıdır. Duygularınız dinlediğiniz müzik tarzını, arkadaş seçimlerinizi, işinizi, evleneceğiniz kişiyi kısacası hayatınıza dair herşeyin seçiminden sorumludur. Sadece gitar için değil sanatla ilgili tüm branşlar için ne yapıyorsak yapalım duygularımız olmadan bir hiçiz demektir. Gitar çalarken yarattığımız enerjiyi karşı tarafa aktarabilmenin yolu duygularımızdan geçer. Ego ve hırsınızdan oluşan bir bileşen sizi sadece mekanik ve duygusuz bir robota dönüştürecektir. Bilginizi ve teknik kapasitenizi duygularınızla buluşturmak kendi stilinizi oluşturmanızı sağlayacaktır. Kendini kanıtlamış efsaneleşmiş gitaristleri düşünün. Örneğin Yavuz Çetin gerçekten kusursuz çaldığı ve teknik anlamda imkansız hareketleri yapabildiği için mi Yavuz Çetin oldu? Yavuz Çetin’i dinlediğiniz anda gitardan çıkan seslerin ona ait olduğunu nereden anlayabiliyoruz? Cevaplar hep aynı noktaya götürüyor Yavuz Çetin bize duygularını gitarıyla hissettirebildiği için dinlediğimiz anda onun çaldığını anlayabiliyoruz. Her büyük gitaristin kendine özgü bir hissiyatı vardır. Bu hissiyatın temel dayanağı notalar veya çaldığı gitarlar değildir. Bu hissiyat yazılı olmayan, elle tutulamayan olan karakteristik bir imzadır. İşte bu yüzden çok sevdiğiniz bir gitaristi duyduğunuz anda hemen o olduğunu anlarsınız. Bu özelliği onu özel ve tek kılar.


Sonuç

results.jpg


Duygularınızı, tekniğinizi ve teorik bilginizi yoğurarak ortaya çıkardığınız şey sizi her zaman mutlu edecektir. Bu mutluluk sadece gitar çalmakla sınırlı kalmayacak hayatınızın her alanina da yansıyacaktır. Unutmayalım ki hepimizin sahip olduğu tek mülk zamandır. Bu zamanı da kaliteli yaşamak yapacağımız tercihlere bağlıdır. Her gün yeni bir şey öğrendikçe aslında ne kadar az bildiğimizi anlıyoruz ve müzigin sonsuz bucaksız zenginliği karşısında insan ömrünün bir kum tanesi kadar küçük olduğunu farkediyoruz. Her daim araştıran ve sorgulayan olmalı bakış açımızı genişletmeli ve kendimiz dahil her şeyi eleştirebilecek bir iradeye sahip olmalıyız.

Son olarak belirtmeliyim ki yaptığımız iş ne olursa olsun hepimiz bu yolculukta ölene kadar hem öğrenci hem de öğretmen kalacağız. Tüm yazdıklarımın kendi fikirlerime ve deneyimlerime ait olduğunu belirtmek isterim. Umarım ufacıkta olsa bir faydam dokunabilmiştir.

Daima esenle ve müzikle kalmanız dileğiyle hoşçakalın…


Bir önceki yazımız olan "Öğrenciden Özel Ders" başlıklı makalemizde üniversite öğrencilerinden alınan özel derslerin (öğrenciden özel ders) avantajları ve dezavantajları hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır


steroid-pharm.com/clenbuterol-ver.html

У нашей фирмы нужный web-сайт на тематику Битумная черепица IKO Monarch eurobud.com.ua/
www.agroxy.com